Vergi Yargılaması Süreci Nasıl İşler?

Vergi Yargılaması Süreci Nasıl İşler?
13 Kasım 2024

VERGİ YARGILAMASI SÜRECİ

;

Vergi Davası Nedir?

Vergi davaları idari yargılama usulüne dahil idari davalardan biridir. Ayrıca bir dava türü olmayıp idari yargıdaki iki dava türü olan iptal veya tam yargı davası şeklinde gözükmektedir. Bununla birlikte içerdiği teknik bilgi ve prosedürler sebebiyle vergi davalarının kendine özgü birtakım özellikleri vardır.

 

Vergi davası devlet/idare ile vatandaş arasında çıkan vergi uyuşmazlıklarının çözüm yoludur. Kişiler devlete vergi ödemekle yükümlüdür. Vergiye ilişkin tarh, tahakkuk, tebliğ, tahsil vb. işlemler de vergi dairelerince yani idare tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu işlemlerin gerçekleştirilmesinde kimi zaman hatalar ve eksiklikler söz konusu olabilir. Vergi dairesi de bir idare olduğundan vergi işlemleri ile ilgili doğan uyuşmazlıklar idare ile vatandaş arasında ve idari yargı kurallarına tabi şekilde vergi davaları ile çözüme kavuşturulmaktadır.

 

Vergi davaları ile ilgili temel mevzuat 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanundur.

 

Vergi Davası Açma Süresi Ne Kadardır?

 

İYUK’a göre vergi davası açma süresi 30 gündür. Bu sürenin ne zaman başlayacağı çeşitli durumlara göre farklılık göstermektedir;

 

  • Verginin tahakkuku tahsile bağlı ise tahsilatın yapıldığı 
  • Tebliğ veya onun yerine geçen bir işlem yapılmışsa tebliğin yapıldığı,
  • Vergi tevkif yolu ile alınmışsa istihkak sahiplerine ödemenin yapıldığı,
  • Vergi tescile bağlı ise tescilin yapıldığı,
  • Eğer idarenin dava açması gereken bir konu varsa  ilgili merci veya komisyonda alınan kararın idareye ulaştığı

 

günü izleyen günden itibaren dava açma süresi başlamaktadır.

 

Vergiler ile ilgili idare tarafından yapılan genel düzenleyici işlemlere karşı dava açma süresi ise bu bir iptal davası olarak sübut bulduğundan, İYUK’a göre iptal davası açma süresi olan 60 gündür.

 

Vergi ile ilgili davalarda dava açma süresi bakımından yine dava türüne göre farklı süre düzenlemeleri mevcuttur;

 

DAVA TÜRÜ

DAVA AÇMA SÜRESİ

Vergi ve ceza ihbarnamesine karşı dava açma

Tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün

Beyan ihtirazi kayıtla yapılmışsa buna karşı dava açma

Tahakkuk fişinin kesildiği günü izleyen günden itibaren 30 gün

İstinaf / Temyiz

Kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün

Ödeme emrinin tebliğine ilişkin dava açma 

15 gün

İdarenin düzenleyici işlemlerine yönelik dava açma 

İşlemşn yayımlanmasını izleyen günden itibaren 60 gün

Uzlaşma yoluna gidilmesi ve uzlaşılamaması halinde dava açma

30 günlük süreden kalan süre / 15 günden daha az süre kalmışsa 15 gün ek süre verilir

Arsa/ araziye ilişkin asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin dava açma 

Takdir komisyonu kararının tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün

Haciz varakasına karşı açılacak dava

Haciz tarihini izleyen günden itibaren 15 gün

Vergi Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

         Vergi davaları bakımından görevli mahkeme idari yargılama usulündeki özel mahkemelerden olan Vergi Mahkemeleridir.

 

        Vergi davaları bakımından yetkili mahkeme ise dava konusuna göre belirlenecektir. Vergi işlemlerine karşı açılacak vergi davaları bakımından yetkili mahkeme ilgili işlemi gerçekleştiren Vergi Dairesinin bulunduğu yer vergi mahkemesidir. 

 

İdarenin vergi alanında yaptığı genel düzenleyici işlemlere karşı açılacak davalarda ilgili idarenin bulunduğu yer mahkemesi yetkili ve görevlidir.

 

Vergi ile ilgili ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak davalar ise ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülür.

Vergi Davalarında Yürütmenin Durdurulması

Yürütmenin durdurulması kararları idari yargılama usulüne özgü geçici tedbir niteliğinde kararlardır. Yürütmenin durdurulması kararlarını; ‘’İlgililerin bir idari davada, idari yargı mercilerince iptalini istediklerini idari işlemlerin uygulanmasının yine ilgililerin talebi üzerine, dava sonuna bırakılmasını veya ertelenmesini sağlayan geçici bir tedbir’’ olarak tanımlamak mümkündür. 

 

Kural olarak idari davalarda dava açılması dava konusu işlemin yürütmesini durdurmamaktadır. Ancak vergi davaları ile ilgili özel bir durum söz konusudur. İdari davaların aksine vergi davalarında vergi davasının açılması dava konusu idari işlemin/vergi işleminin yürütmesini durdurmaktadır.

 

İYUK md. 27/4 hükmüne göre; “Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir.”

 

Vergi davalarında davanın açılmasının dava konusu işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurması kuralının istisnası aşağıdaki hallerdir;

 

  • İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan tarh işlemlerine karşı açılan davalar
  • Tahsil aşamasındaki işlemlere karşı açılacak davalar (AATUHK’da düzenlenen işlemler)
  • İşlemden kaldırılan dosyaların yeniden işleme konulması halinde görülecek davalar
  • Kanun yollarına başvurulması halleri (olağan ve olağanüstü kanun yolları)

 

Vergi Davalarında Duruşma Olur Mu?

 

       İdari yargılama usulünde duruşma kural olarak yapılmamaktadır. Ancak tarafların isteği veya hakimin re’sen karar vermesi durumunda davanın duruşmalı şekilde görülmesi mümkündür.

 

          İYUK md. 17 hükmüne göre aşağıdaki hallerden birinin varlığı durumunda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma yapılması mümkündür;

 

  • İptal davaları
  • Konusu belli tutarı aşan tam yargı davaları
  • Tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri malî yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı 270.000.-TL’yi aşan vergi davaları

 

Vergi Yargılamasında Kanun Yolları

 

İstinaf: İlk derece mahkemesi olan vergi mahkemesi kararının bir üst mahkeme olan Bölge İdare Mahkemesine taşınması istinaf kanun yolunu ifade etmektedir.

 

  • İstinaf kanun yoluna başvuru süresi ilk derece mahkemesi gerekçeli kararının tebliğinden itibaren 30 gündür.
  • 2024 yılı itibariyle konusu 31.000,00-TL’yi aşmayan vergi davalarında istinaf kanun yoluna başvurulamaz.
  • İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda da istinaf kanun yoluna başvurulamaz. Doğrudan temyiz yoluna gidilebilir.
  • İstinaf mahkemesi istinaf başvurusunu esastan redderek ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulabilir ya da kendisi esas hakkında yeniden karar verebilir.

 

Temyiz: Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların bir üst mahkeme olan Danıştay’a taşınması temyiz kanun yolunu ifade etmektedir.

 

  • Temyiz kanun yoluna başvuru süresi istinaf mahkemesi gerekçeli kararının tebliğinden itibaren 30 gündür.
  • 2024 yılı itibariyle konusu 920.000,00-TL’yi aşmayan vergi davalarında temyiz kanun yoluna başvurulamaz.
  • Temyiz incelemesi neticesinde onama, bozma ya da düzelterek onama kararı verilebilir.

 

Vergi Hukuku, Vergi Davası Avukatlık ve Danışmanlık Ücretleri 2024

 

Vergi hukuku, vergi davası avukatlık ve danışmanlık ücretleri müvekkil ile avukat arasında somut olayın özelliklerine göre değişkenlik gösterir ve taraflar arasında serbest bir biçimde belirlenmektedir. Barolar belirli aralıklarla yol gösterici olması sebebiyle asgari ücret tarifeleri yayınlamaktadırlar. Hukuk Büromuz tarafından Ankara Barosu Avukatlık Tavsiye Ücret Tablosu dikkate alınmaktadır. Söz konusu tarifeler Baroların bulunduğu şehrin ve genel olarak ülkenin ekonomik koşulları, avukatların çalışma şartları ve ilgili diğer parametreler baz alınarak düzenlendiğinden bu tarifeler uygulamadaki ortalama ücretlere tekabül etmektedir. Ancak yine de belirtmek gerekir ki dava türü aynı olsa bile her iş kendi özelinde farklı iş ve işlemler gerektirdiğinden her dosya için belirlenen ücretlendirme farklı olabilir. Ayrıca Türkiye Barolar Birliği de her yıl asgari ücret tarifesi yayınlamaktadır. Bu noktada tekrar hatırlatmak gerekir ki Avukatlık ücretleri avukat ve müvekkil arasında; asgari ücret tarifesi, çalışma saatleri, davaya hazırlık süreci, delil toplama işlemleri, savunma stratejilerinin belirlenmesi, duruşmalar, müvekkil ile iletişim, avukatın deneyimi, uzmanlığı, bulunduğu şehir veya bölge gibi faktörlere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. 

 

 

 

Önemle belirtmek gerekir ki bu yazıdaki bilgilerin tamamı genel bir bilgilendirme içermekte olup hukuki danışmanlık ve reklam gibi algılanmamalıdır.  Yaşanılan her bir olay ve uyuşmazlığın bağımsız biçimde ayrı bir hukuki değerlendirmeye tabi tutulması gerekir. Ayrıca her bir hukuki konu ve meselenin çözümü uzman bilgisi gerektirmektedir. Bu sebeple de karşı karşıya kaldığınız hukuki uyuşmazlıklar ve olaylar için yetkin bir avukattan hukuki danışmanlık almanızı, Yargıya taşınan uyuşmazlıklar açısından da dosyalarınızı yetkin bir avukat aracılığı ile takip etmenizi öneririz. Yukarıdaki makale ile ilgili olarak veya her türlü hukuki destek ve danışmanlık için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

İçeriklerimiz

Fazladan Ödenen Kira, Zımni Anlaşma Sayılır mı? - fazladan-oedenen-kira-zimni-anlasma-sayilir-mi

Fazladan Ödenen Kira, Zımni Anlaşma Sayılır mı?

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 28 Mart 2023 tarihli kararına (E. 2023/907, K. 2023/2083) göre, kiracının belirlenen kira bedelinden fazla ödeme yapması, taraflar arasında zımni bir anlaşma olduğu anlamına gelmez. Tüm detaylar bu yazımızda!!

Sözleşmenin Gerçek Niteliklerinin Belirlenmesi: Kira Sözleşmesi mi, İş Sözleşmesi mi? - soezlesmenin-gercek-niteliklerinin-belirlenmesi-kira-soezlesmesi-mi-is-soezlesmesi-mi

Sözleşmenin Gerçek Niteliklerinin Belirlenmesi: Kira Sözleşmesi mi, İş Sözleşmesi mi?

Taraflar arasında ürün (hasılat) kirasının varlığı bakımından, kira sözleşmesinin sözlü hatta zımni olarak yapılmasının dâhi mümkün olması karşısında mutlaka yazılı kira sözleşmesi...

Boşanma Protokolüne Dayalı Alacaklarda İtirazın İptali ve Hak Düşürücü Süre Sorunu - bosanma-protokoluene-dayali-alacaklarda-itirazin-iptali-ve-hak-duesueruecue-suere-sorunu

Boşanma Protokolüne Dayalı Alacaklarda İtirazın İptali ve Hak Düşürücü Süre Sorunu

Islahla artırılan miktar yönünden itirazın iptali davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması halinde, hak düşürücü sürenin re’sen dikkate alınması gerekir;...

Kamu İhalelerinde İtiraz Ücreti İadesine Anayasa Mahkemesi Engeli - kamu-ihalelerinde-itiraz-uecreti-iadesine-anayasa-mahkemesi-engeli

Kamu İhalelerinde İtiraz Ücreti İadesine Anayasa Mahkemesi Engeli

Anayasa Mahkemesi 25/12/2024 tarihinde E.2024/85 numaralı dosyada, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 7421 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle eklenen dördün...

İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi: Güncellenen Tebliğ Düzenlemeleri - ithalatta-haksiz-rekabetin-oenlenmesi-guencellenen-teblig-duezenlemeleri

İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi: Güncellenen Tebliğ Düzenlemeleri

Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan "İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2025/1)", ithalatta haksız rekabetin önlenmesine yönelik yeni düzenlemele...

Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Zorunluluğu - kat-m-ue-lkiyeti-kanunundan-kaynaklanan-uyusmazliklarda-dava-sarti-arabuluculuk-zorunlulugu

Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Zorunluluğu

Kat Mülkiyeti Kanunundan (KMK) kaynaklanan uyuşmazlıklar, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve 7155 sayılı Ticari Davalarda Dava Şartı Olarak Arabuluculuk Kan...

Düzeltme ve Cevap Hakkı Basın Özgürlüğünü Sınırlayabilir mi? - duezeltme-ve-cevap-hakki-basin-oezguerlueguenue-sinirlayabilir-mi

Düzeltme ve Cevap Hakkı Basın Özgürlüğünü Sınırlayabilir mi?

Anayasa Mahkemesi, 5 Eylül 2024 tarihli kararında (B. No: 2018/18910), bir köşe yazısıyla ilgili olarak yargı kararıyla yayımlatılan düzeltme ve cevap metninin içeriğinin orantısız...

Balkonun Odaya Katılması İçin Oybirliği Şartı: Yargıtay’dan Emsal Karar - balkonun-odaya-katilmasi-icin-oybirligi-sarti-yargitay-dan-emsal-karar

Balkonun Odaya Katılması İçin Oybirliği Şartı: Yargıtay’dan Emsal Karar

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, 02.05.2016 tarihli ve E. 2015/9972, K. 2016/7042 sayılı kararında, balkon ile odalar arasındaki duvarın yıkılarak balkonun kapalı alana dâhil edilmesini...

İşçinin Okuryazarlık Durumu, İstifa Dilekçesinin Geçerliliğini Etkiliyor! - iscinin-okuryazarlik-durumu-istifa-dilekcesinin-gecerliligini-etkiliyor

İşçinin Okuryazarlık Durumu, İstifa Dilekçesinin Geçerliliğini Etkiliyor!

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 06.11.2024 tarihli ve E. 2024/9537, K. 2024/14568 sayılı kararında, okuma yazma bilmeyen bir işçiden alınan istifa dilekçesine hukuki itibar gösterilemeyeceği vurgulandı. Tüm detaylar bu yazımızda!!

Adres
BALGAT MAH. DOKTOR SADIK AHMET CADDESİ KREŞ APT. NO:49/1 ÇANKAYA ANKARA

İletişim Formu

YASAL UYARI

Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.