Yargı sürecinde, davacının talep ettiği unsurlar üzerinden karar verilmesi esastır. Davacının dava dilekçesinde belirtmediği unsurların, özellikle Euro cinsinden tazminat hesaplamasının ve sonucun Türk Lirası’na çevrilmesinin uygulanması, taleple bağlılık ilkesine aykırıdır. Bu durum, davacının beyanı dışında, hesaplama yöntemine ek bir boyut kazandırarak, taraflar arasında belirsizlik ve adaletsizlik yaratma riskini beraberinde getirir.
Taleple bağlılık ilkesi, mahkemelerin tarafların sunduğu talepler çerçevesinde karar vermesini öngörür. Davacının talep etmediği bir hesaplama yönteminin kullanılması, mahkeme sürecinin kapsamını genişletir ve hesaplama kriterlerinin taraflarca önceden belirlenmiş sınırların dışına çıkmasına neden olur. Özellikle döviz kurlarının değişkenliği göz önüne alındığında, Euro cinsinden yapılan hesaplamaların Türk Lirası’na çevrilmesi, tarafların hak ve yükümlülükleri açısından beklenmedik sonuçlar doğurabilir.
Sonuç olarak, davacının talep etmediği Euro cinsinden tazminat hesaplamasının yapılması ve sonucun Türk Lirası’na çevrilmesi, hukuki belirlilik ve taraflar arası adaletin sağlanması açısından sorun teşkil etmektedir. Mahkemelerin, tarafların açıkça belirttiği talepler çerçevesinde karar vermesi, yargı sürecinde öngörülebilirliği ve şeffaflığı korumak açısından büyük önem taşımaktadır.
Davacı tarafça talep edilmediği halde Euro cinsinden tazminat hesaplaması ve bunun Türk Lirası’na çevrilmesi taleple bağlılık ilkesine aykırıdır. Yargıtay 6. HD, E. 2024/137, K. 2024/1011, 22.04.2024
KARAR:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın vinç kiralamak için davacı şirkete başvurduğunu, davacı şirkete ait vincin operatörü yönetiminde 20.10.2011 tarihinde sökümü yapılan fabrika sahasına gittiğini, ... ve ...'ın emir ve direktifi ile söküm işlemi yapılırken fabrika çatısına ait büyük parçanın kesilerek kaldırılması esnasında kazanın meydana geldiğini, vincin kaldırma kolunun kırıldığını, kazanın kaldırılmak istenen yükün vincin kaldırma kapasitesinin çok üzerinde olması nedeni ile meydana geldiğini, kazadan sökümü yapılan bina sahibi, sökümü yapan şirketler, söküm işini yönetenlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek kazaya uğrayan vinçlerdeki hasarın tamiri için gerekli tutar olan 146.116,00 TL'nin tamirde geçecek sürede oluşacak 25.000,00 TL gelir kaybının, tamir nedeni ile vinçte meydana gelecek değer kaybının tutarı olan 200.000,00 TL'nin kazadan itibaren ticari avans faizi ile birlikte davacıya maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... Makine Gaz Dolum San. ve Nakl. Tic. Ltd. Şti. arasında eser sözleşmesi olduğunu, müvekkili şirketin bu işte isçi çalıştırmadığını, alt işveren asıl işveren ilişkisi olmadığını, fabrika sahasındaki çalışmaları davalı müteahhit şirket ... Makine Gaz Dolum San. ve Nakl. Tic. Ltd. Şti.'nin yürüttüğünü, vincin ... Makine Gaz Dolum San. ve Nakl. Tic. Ltd. Şti. tarafından kiralandığını, davalı müteahhit, sözleşmede belirtilen işi belirli bir bedel karşılığında anahtar teslimi yaparak müvekkile teslim etme edimini üzerine aldığını, dava konusu tazminat alacağının müvekkilinden talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Fabrikaları A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davada taraf sıfatı bulunmadığını, sökümü sırasında aksaklığın yaşandığı hurdaları 20.05.2011 tarihli Hurda Satış Sözleşmesi'yle davalı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne devrettiğini, işbu sözleşme ile davalı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin hurdayı kendi imkan ve elemanları vasıtasıyla tüm maliyet ve sorumlulukları kendine ait olmak üzere söküp parçalamayı ve taşımayı üstlendiğini, bu nedenle tüm hukuki ve cezai sorumluluğun davalı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Davalılar ... ve ... Demir San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin tarafı olmayan müvekkili şirketin davada taraf sıfatı olmadığını, müvekkili ...'ın yükün en fazla 10 ton geleceğini beyan ettiğine yönelik davacı iddialarının asılsız olduğunu, meydana gelen kazada tüm kusur ve sorumluluğun davacı şirket ve çalışanı operatörde olduğunu, davalı ...'ın operatöre talimat verme yetkisi olmadığı gibi operatörün de böyle bir talimata uyma zorunluluğu olmadığını, operatörün kullandığı vinçte elektronik kantar bulunmasının zorunlu olup bu yükümlülüğün ihlal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
4. Davalılar ... Makine Gaz Dolum San. ve Nak. Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in taraf sıfatı olmadığını, davalı ... Makine Gaz Dolum San. ve Nak. Tic. Ltd. Şti. nin temsilcisi olduğunu, bu şirketin davada zaten taraf olduğunu, müvekkili şirketin davalı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile yaptığı sözleşme ile söküm işini üstlendiğini, esasen işin ... Demir Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile birlikte üstlenildiğini fakat sözleşmeyi sadece müvekkili şirketin imzaladığını, bu iş için gerekli olan vinç ve ekipmanın temini için davacı ile sözlü olarak sözleşme yapıldığını, müvekkili şirketin davacı operatörüne emir ve talimat verme yetkisi olmadığını, davalı ...'ın operatöre emir ve talimat verdiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, operatörün kullandığı vinçte elektronik kantar bulunmasının zorunlu olduğunu, müvekkili şirkete atfı kabil kusur olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hasara uğrayan vincin kaza tarihi itibariyle davacıya ait olduğu, davacının aracında 362.001,00-Euro hasar ve 25.000,00-TL gelir kaybı olduğu, davalılar ... Demir San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu gerekçesiyle davalılar ... Demir San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar bakımından tarafların kusur oranları dikkate alınarak kısmen kabulüne, dava haksız fiil niteliğinde iş kazasından kaynaklandığından kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ... Mak. Gaz. Dol. San. Ve Nakl. Tic. Ltd. Şti ve ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... Mak. Gaz. Dol. San. Ve Nakl. Tic. Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde; ıslah harcının yatırılmadığını, taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak talepten fazlasına hükmedildiğini, bilirkişi raporları arasında kusur oranları açısından birlik bulunmadığını, olayda davalıya yüklenebilecek kusur olmadığını, davacıdan vinç kiralama hizmeti alındığını, sadece hizmet ücretini ödemekle yükümlü olan davalının kazadan sorumlu tutulamayacağını, sorumluluğun davacıda olduğunu, müvekkilinin emir, talimat ya da tavsiyede bulunmasının mümkün olmadığını, kaza anında davacının o dönem saha müdürü olan ...'nin tanık olarak dinlenmesi gerektiğini, vincin serdümeninin bulunmadığını, bu durumun davacının tek başına kusurlu olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin sorumluluğun İş Mevzuatı çerçevesinde değerlendirildiğini, olayın iş davası olmadığını, bu nedenle iş kazaları için gerekli önlem ve tedbirlerin alınmadığından bahsedilemeyeceğini, 3095 sayılı Kanunun 4 ncü maddesi uyarınca hatalı faize hükmedildiğini, hükmolunan tazminat miktarının vincin bedelinin tamamına yakın olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, davacının sigorta şirketlerinden tazminat alıp almadığının araştırılmadığını, kaza sebebiyle ödeme almış ise bu rakamın hükmolunan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, vincin ağırlığının eksik olduğunu, sunulan tüm raporlarda kusurun davacıda olduğunun belirtildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının sadece kendisinden talep edilen vinci davalılara kiraladığını, kiralanan vincin operatörünün olmasının olayı kiralama dışına çıkarmayacağını, kazanın meydana geldiği alanın davacının sorumluluğunda olmadığını, davacı şirketin personele emir ve talimat verme yetkisinin bulunmadığını, davalıların fazla ücret ödememek için kaldırma kapasitesi düşük olan vinci kiraladıklarını, kaldırılacak ağırlık için müvekkiline doğru bilgi aktarmadıklarını, vinç operatörünün kusurunun bulunmadığını çünkü operatörün kaldıracağı parçayı göremediğini, vincin de tartma gibi bir özelliğinin bulunmadığını, kaldırma işlerinde işi yönetenin ... adlı kişi olduğunu, ... adlı kişiyi bulma ve işi yönlendirme görevinin ise işi yapan firmaya ait olduğunu, ceza davasındaki beyanların mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğunu, ...'ın 21.10.2021 tarihli ifadesinde söküm işi yapıp 3 ortak olduklarını beyan ettiklerini, aynı kişinin parçanın ağırlığının 10 tonu geçmeyeceğini belirttiğini, meydana gelen kazadan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalılardan ...'in yapı maliki olarak kusursuz sorumlu olduğunu, ... Tekstil Tic. Ltd. Şti.nin ise ... ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca tüm izinleri almakla sorumlu olduğunu, ... Tekstil Tic. Ltd. Şti. işi yüklenici firmaya vermiş ise de iş güvenliği kurallarına uyulup uyulmadığını denetlemesi gerektiğini, sorumsuzluk anlaşmalarının iç ilişkide geçerli olduğunu, 14.06.2011 tarihli sözleşmenin sonradan düzenlendiğini, söküm ruhsatı alınmadığını, sökümde teknik sorumlu mühendis bulundurulmadığını, gerekli güvenlik tedbirleri alınmadığı gibi iş güvenliği uzmanı da bulundurulmadığını, vincin ... ve ...'ın emirleriyle yönlendirildiğinin sabit olduğunu, olay sonrası hazırlanan sözleşmelerin borçtan kurtulmak amacıyla hazırlandığını, davacı aleyhine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talebinin 371.116,00 TL olduğunu ve davanın bu değer üzerinden harçlandırıldığını, mahkemece hatalı ve talebe aykırı şekilde karar verildiğini, davacının tamir bedeli talebi 146.116,00 TL iken mahkemece 217.200,60 Euro hasar bedeline hükmedildiğini, gelir kaybı isteminin de taraflar arasında kusur oranında paylaştırıldığını, değer kaybı talebinin değerlendirmeye alınmadığını, kararın 09.03.2020 tarihli bilirkişi raporuna dayanmakta olduğunu, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını tekrarladıklarını, müvekkilinin diğer davalı ... Mak. Tic. Ltd. Şti. ile yaptığı sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, alt işveren üst işveren ilişkisi olmadığı, sorumluluğun müteahhide ait olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin dava konusu zarardan sorumluluğun bulunmadığının belirtildiğini, müvekkili şirketin davacı ve diğer davalılar ile sözleşme ilişkisine girmediğini, bu işte işçi çalıştırmadığını, müvekkilinin anahtar teslimi işi ... Mak. Tic. Ltd. Şti.'ye veren iş sahibi olduğunu, işi kontrol ve denetim yükümlülüğü bulunmadığını, onarım masrafları ve mahrum kalınan gelir kaybının hatalı hesaplandığını, mahkemenin keşif yapıldığını belirtmesine rağmen mahallinde bir keşif yapılmadığını, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen reddedilen bölüm bakımından kendileri yararına vekalet ücretine hükmedilmediğini, davacının talebi TL iken bunun Euro'ya çevrilip kur hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu %20 iken harcın tamamından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kusurlu kabul edilmiş olmasında ve davacıya verilen kusur oranında hukuka aykırılık görülmediği, davalılardan ... Fabrikaları A.Ş'nin ortaya çıkan zarardan kusursuz olarak sorumlu olduğu, söküm işi için gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı, davalı yapı maliki bakımından nedensellik bağını ortadan kaldıracak nitelikte bir olgunun varlığının da kanıtlanmadığı, davalılardan ...'ın söküm işini üç ortak yaptıkları şeklindeki beyanları, davalılardan ...'ın olay tarihinde çalışma sahasında olduğu anlaşılmakla birlikte anılan davalının ve ... Demir San. Tic. Ltd. Şti firmasının davaya konu söküm işine katıldıklarına ilişkin bir sözleşme bulunmadığı, ancak davalılardan ...'ın kaza tarihinde olay yerinde olması ve soruşturma aşamasındaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde söküm işinin davalılar tarafından birlikte yapılmakta olduğu, davalıların da zarardan sorumlu tutulmaları gerektiği, davalılardan ...'ın olay tarihinde çalışma sahasında bulunduğu, vinç operatörüne yükün kaldırılması yönünde talimat verdiği, olayda kusuru bulunduğundan sorumluluğuna gidilmesi gerektiği, istinaf yoluna başvuran davalıların gerekli önlemlerin alınmasını sağlamadan işe başladıkları, davalıların sorumlu kabul edilmiş olmasında hukuka aykırılık görülmediği, dava dilekçesindeki talep sonucu gözetilmeksizin Türk Lirası cinsinden tamir bedeli talep edilmesine rağmen Avro cinsinden tamir bedeline hükmedilmesi, Avro cinsinden tazminat için Türk Lirası cinsinden tazminatlarda uygulanan yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, davalıların tespit edilen zararın davacının kusuru dışında kalan kısmından müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken, kusurları oranında sorumluluklarına gidilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ve 146.116,00 TL tamir bedeli, 25.000,00 TL tamir süresince gelir kaybı olmak üzere toplam 171.116,00 TL tazminatın olay tarihi olan 21.12.2011 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının değer kaybı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hem tespit dosyasında hem de aldırılan tüm raporlarda vinçlerin menşei Avrupa olup Euro üzerinden işlem gördüğünü, malzeme ve yedek parça tedarikinin euro üzerinden ödendiğini, Euro üzerinden karar verilmesi gerektiğini, hasar gören vincin değer kaybına hükmedilmesi gerekirken talebin gerekçesiz reddedildiğini, Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/172 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiği üzere 200.000,00 TL değer kaybının bulunduğunu, talep edilen faiz ticari faiz olmasına rağmen yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalılar ... Mak. Ga. Dol. San. Ve Nakl. Tic. Ltd. Şti ve ... vekili temyiz dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, davacının ... görevlendirmediğini, tartma özelliği olmayan vinci kiraya verdiğini, müvekkillerinin davacının çalışanına emir ve talimat verme yetkisi bulunmadığını, davacının çalışanı olan vinç operatörü tarafından yükün vince bağlandığını, dava kısmi alacak davası olup kaza tarihi olan 21.10.2011 tarihinden dava tarihi itibariyle haksız fiil zamanaşımı süreleri geçtiğini, davacının dava dilekçesinde talep ettiği rakamlar dışında tüm alacak iddialarının zamanaşımına uğradığını, kararın kısmen kabul yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin diğer davalı ... Mak. Tic. Ltd. Şti. ile yaptığı sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, alt işveren üst işveren ilişkisi olmadığı, sorumluluğun müteahhide ait olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin dava konusu zarardan sorumluluğun bulunmadığının belirtildiğini, müvekkili şirketin davacı ve diğer davalılar ile sözleşme ilişkisine girmediğini, bu işte işçi çalıştırmadığını, müvekkilinin anahtar teslimi işi ... Mak. Tic. Ltd. Şti.ne veren iş sahibi olduğunu, işi kontrol ve denetim yükümlülüğü bulunmadığını, raporda vincin aslına uygun onarım bedelinin 362.001,00 Euro olduğunun belirtilmediğini, değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, kesinleşmeyen ve delil niteliği taşımayan raporun esas alınmasının mümkün olmadığını, Euro'nun kur hesabının 09.03.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre yapılmasının usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
4. Davalılar ... Demir Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ölen ... operatörünün yakınları tarafından açılan davada müvekillerine yöneltilmiş bir kusur bulunmadığını, bu davanın müvekkillerine karşı açılmadığını, vincin tüm sevk, idare ve kontrol yükümlülüğünün davacıda olduğunu, ... görevlendirmediğini, tartma özelliği olmayan vinci kiraya verdiğini, davacının çalışanı olan vinç operatörü tarafından yükün vince bağlandığını, müvekkillerinin söküm sahasında olmasının meydana gelen kazada kusurları olduğu anlamına gelmediğini, diğer davalılar yönünden vinç operatörüne talimat verdiğine dair ileri sürülen iddiaların müvekkilleri için ileri sürülmediğini, müvekillerinin söküm işi ile ilgili sözleşmesel ilişki içinde dahi olmadığını, davanın kısmi alacak davası olarak açıldığını, bu aşamadan sonra yapılacak ıslahın kabulünün mümkün olmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın kusurlu hareketinden kaynaklandığını, müvekkillerinin meydana gelen kazanın oluşumunda herhangi bir kusurları bulunmadığını ileri sürerek, kararın kısmen kabul yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
5. Davalı ... Demir Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faaliyet alanının çelik konstrüksiyonların sökümü, taşınması nakliyesi gibi işler olmadığından söz konusu işte de kontrol denetimi olmadığı, kaza sahasında yapılan işin yürütülmesi ile ilgili teknik bilgisinin olmadığı, bu husustaki tüm tasarrufları Hurda Satış Sözleşmesi ile yüklenici ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.ne bırakıldığını, hurda niteliğinde olan ilgili metruk yapının satım sözleşmesi ile ... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.ne devredildiğinden müvekkilinin davalı yapının maliki olmadığını, kazanın eski malik olan müvekkili şirketi bağlayan bir yapı bozukluğu veya bakım eksikliği sebebiyle meydana gelmediğini, kazanın vinç yetkililerinin ve yüklenici davalı şirketin yapılan işteki teknik eksiklikleri ve kaldırılacak yükte kullanılacak araçların yetersizliği sonucu meydana geldiğini, müvekkili şirketle yapı malikinin sorumluluğu bakımından kurulabilecek illiyet bağının bulunmadığını ileri sürerek, kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 69 ncu maddesi.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki 7 numaralı bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalıların temyizinin incelenmesinde; Borçlar hukukuna esas teşkil eden en önemli ilkelerden biri olan borç ilişkilerinin nisbiliği ilkesi gereğince, sözleşmenin tarafları, sözleşme ilişkisine katılmayan üçüncü kişiyi herhangi bir borç ilişkisinin borçlusu durumuna getiremezler. Borç ilişkisinden doğan alacak hakları kural olarak, sadece borç ilişkisinin diğer tarafına karşı ileri sürülebilen haklar olduklarından borç ilişkisinin tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı, alacak hakkı ileri sürülemeyeceği gibi borç ilişkisinin tarafı olmayan üçüncü kişiler de borç ilişkisine dayanarak borçluya karşı bir hak talebinde bulunamazlar.
3. Dava konusu somut olayda davacı ile davalı ... Mak. Tic. Ltd. Şti. arasında sözlü olarak operatörlü vinç kiralama sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmenin ifası sırasında vincin zarar gördüğü eldeki bu davanın da vinçte meydana gelen zararlar nedeniyle açıldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Bu sözleşmenin ifası sırasında bir zararın meydana geldiği belirtilerek tahsili talep edildiğine göre, tarafların sorumluluğu kusur durumu ve tazminat bedeli buna göre belirlenmesi gerekir. Bu sözleşmenin tarafları dışındaki kişilerin sözleşme ilişkisi dışında haksız fiil gibi zarara sebep olan ayrı bir dahilinin bulunmaması durumunda sorumluluklarına gidilemez. Örneğin ... Demir Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yetkilisinin açık bir şekilde sözleşme ilişkisini de ortadan kaldıracak şekilde zarara sebep olacak sorumluluğu bulunmadığından davalı ...nin sorumluluğuna gidilmesi doğru olmamıştır.
4. 6098 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre; "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür." denmektedir. Bu madde uyarınca bina malikinin sorumluluğuna gidilebilmesi için binanın yapım ve bakım eksikliğinden kaynaklı sorumluluğu bulunması gerekir. Dava konusu olayda vinçte meydana gelen zararın doğumunda binanın yapımı ve bakım eksiklikliğine dayanan kusursuz sorumluluğunun uygulanma yeri bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı ... Demir şirketinin sorumluluğuna gidilmesi doğru olmamıştır.
5. Diğer yönden davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin zararının 371.116,00 TL olduğunu, bu bedelin de 146.116,00 TL'sinin tamir bedeli, 25.000,00 TL'sinin tamirde geçecek sürede oluşacak gelir kaybı, 200.000,00 TL'sinin ise değer kaybı olduğunu bildirmiş bu bedel üzerinden tazminat talep etmiştir. Dosyada alınan bilirkişi raporlarında davacı tarafça talep edilmediği halde Euro cinsinden tazminat hesaplaması yapılarak 362.001,00 Euro tamir bedeli vincin tamir edilmesi için uygun olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bu bedelden davacının kusur oranı düşülerek TL cinsinden karşılığı esas alınarak karar verildiği anlaşılmıştır. Dava konusu somut olayda TL dışındaki para cinsiyle tazminat talebinin yeri olmadığı gibi böyle bir talep de olmadığından tazminat isteminin Euro cinsinden değerlendirilmesi ve bunun TL'ye çevrilerek taleple bağlılık ilkesine aykırı karar verilmesi doğru olmamıştır.
6. Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınarak kusur ve zarar hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi uygun görülmemiştir.
7. Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı taraf dava dilekçesinde talep ettiği alacağına ticari avans faizi talep etmiş olup tarafların tacir olması nedeniyle avans faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-) Yukarıda (3.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-) Yukarıda (3.2., 3.3, 3.4, 3.5, 3.6) numaralı bentlerle açıklanan sebeplerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile (3.7) numaralı bentte açıklanan sebeple davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.