Boşanma Protokolüne Dayalı Alacaklarda İtirazın İptali ve Hak Düşürücü Süre Sorunu

Boşanma Protokolüne Dayalı Alacaklarda İtirazın İptali ve Hak Düşürücü Süre Sorunu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 28.03.2025 tarihli kararında, davacı kadının anlaşmalı boşanma protokolüne dayanarak takibe başladığı, davalı tarafından itiraz edildiği ve itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği belirtilmiştir. Bu durumda, davacı 07.04.2022 tarihinde itirazın iptali davası açmış; ancak ıslahla artırılan miktar üzerinden öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği tespit edilmiştir. Kararda, itirazın iptali davasında hak düşürücü sürenin re’sen dikkate alınması gerekliliği vurgulanmış, bu nedenle ıslahla artırılan miktar üzerinden davanın reddedilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Islahla artırılan miktar yönünden itirazın iptali davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması halinde, hak düşürücü sürenin re’sen dikkate alınması gerekir; bu durumda, ıslah ile artırılan miktar için davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yargıtay 2 Hukuk Dairesi 2024/8873E. 2024/9570k 28.03.2025
YARGITAY KARARI:
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında davanın kabulüne, itirazın iptali ile 7.833.37 TL alacak yönünden takibin devamına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalının anlaşmalı boşanma protokolünde belirlenen yükümlülükleri yerine getirmediği için icra takibi yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Gölbaşı İcra Müdürlüğü'nün 2022/406 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 7.833,37 TL alacak yönünden takibin devamına, 1.566,674 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline kesin olarak karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz dilekçesinde özetle; davacı kadının anlaşmalı boşanma protokolüne dayanarak takibe geçtiği, borçlunun takibe itiraz ettiği, itiraz alacaklıya tebliğ edilmemiş ise de davacın kadının 07.04.2022 tarihinde itirazın iptali davası açtığı, kanunda öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin bu davanın açıldığı tarihten itibaren başlayacağı, ancak ıslahla artırılan miktar yönünden itirazın iptali davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, ıslahla artırılan miktar için davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın kanun yararına temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kanun yararına bozma koşulları oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2.Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Davacı tarafından anlaşmalı boşanma davasında tasdik edilen protokole dayalı olarak 03.03.2022 tarihli takip talebi ile 45.765,56 TL asıl alacak üzerinden takibe geçildiği, davalı tarafından 11.03.2022 tarihli itiraz dilekçesi ile borcun tamamına itiraz edildiği, icra takibine yapılan itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, iş bu itirazın iptali davasının 07.04.2022 tarihinde 5.000,00 TL üzerinden kısmi dava şeklinde açıldığı, yargılama sırasında takibe giren ve davada talep edilmeyen 2.833,37 TL alacağa ilişkin olarak 18.10.2023 tarihinde davacı tarafından ıslah harcı yatırılmak suretiyle harç ikmalinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Eldeki davanın, dava dilekçesi ile talep edilen ve harçlandırılan 5.000,00 TL yönünden kanunda öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, ne var ki ıslahla artırılan miktar yönünden itirazın iptali davası için öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, hak düşürücü sürenin, itiraz niteliğinde olup hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği, bu sebeple ıslah ile artırılan miktar bakımından hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin birinci fıkrasına dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın SONUCA ETKİLİ OLMAMAK ÜZERE KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İletişim Formu
YASAL UYARI
Bu sitede bulunan her türlü bilgi, yazı ve yapılan açıklamalar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği’nin meslek kuralları bağlamında bilgilendirme amaçlı olup reklam amacı taşımaz. Bu nedenle, haksız rekabet yaratıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Ziyaretçiler ve Müvekkillerin, Sitede yayımda olan bilgiler nedeniyle zarara uğradıkları iddiası bakımından Hukuk Büromuz herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir.